Travma nedir?Psikolojik travma, kişinin baş etme kapasitesini aşan, yoğun korku, çaresizlik veya tehdit duygusu yaratan yaşantılar sonucunda ortaya çıkar. Travma oluşmasında önemli olan olayın büyüklüğü değil kişinin ve zihnin o an hissettiği duygudur. Kişinin kendini ne kadar tehditte ve ne kadar güvensiz hissettiğiyle ilgilidir. Travma oluşması nesnel değil tamamen öznel bir deneyimdir. İki aynı olayı …
Travma nedir?
Psikolojik travma, kişinin baş etme kapasitesini aşan, yoğun korku, çaresizlik veya tehdit duygusu yaratan yaşantılar sonucunda ortaya çıkar. Travma oluşmasında önemli olan olayın büyüklüğü değil kişinin ve zihnin o an hissettiği duygudur. Kişinin kendini ne kadar tehditte ve ne kadar güvensiz hissettiğiyle ilgilidir. Travma oluşması nesnel değil tamamen öznel bir deneyimdir. İki aynı olayı yaşayan kişilerden bir travmatize olurken diğeri olmayabilir.
Travmanın zihin ve beden üzerindeki etkileri nelerdir?
Travmatik bir olayda beyin hayatta kalma mekanizmalarını işleve sokar. Bu mekanizmalara savaş-don-kaç tepkileri de denmektedir. Bu tepkiler bilinçli seçimler değildir. Sinir sisteminin otomatik koruma mekanizmalarıdır. Travma sonrası bu mekanizma daha çok uyarılmaya başlar. Sinir sistemi, zihin ve beden sürekli tehlike varmış gibi davranabilir. Bu yüzden travma yaşayan kişilerde buna bağlı olarak sürekli tetikte olma, rahatlamakta zorlanma, aşırı tepki gibi etkiler görülebilir.
Travma sadece zihinsel olarak görülmez. Bedeni de birçok noktada etkileyebilir. Sürekli baş dönmesi, mide sorunları, kalp çarpıntısı, kas gerginliği gibi beden üzerindeki etkilerini de söyleyebiliriz.
Küçük travmalar ve birikimli travmalar
Toplumda travma çoğu zaman yaşanan dramatik ve büyük olaylar gibi algılanır. Bazı durumlarda travma uzun süreli yaşanan durumlar sonucu da olabilir. Uzun süreli değersizlik hissi, uzun süreli duygusal ihmal, uzun süreli güvensiz ilişkiler gibi yaşanan travmalar kişinin hayat görüşünü, dünyayı algılama biçimini de etkiler. Bu tür travmalarla yaşayan kişi “ben değersizim”, “ben kimseye güvenemem”, “ben güvende değilim” gibi inançlar kazanır.
Travma neden geçmişte kalmaz?
Yaşanan travmatik olayda zihin olayı tamamlanmamış bir olay olarak kaydeder. Daha sonraki süreçte o olayı hatırlatacak herhangi bir koku, eşya, insan gibi faktörlerle karşılaşıldığında aynı duygusal tepki ve yoğunlukla karşılaşılabilir. Buna tetiklenme (trigger) denir. Beynin olayı tamamlanmamış gibi kaydetmesi olayı hatırlatacak bir şey meydana geldiğinde tekrar aynı şeyin yaşandığını düşündürebilir.
Travma sonrası görülen yaygın tepkiler nelerdir?
Sürekli kaygılı ya da huzursuz hissetmek
Uykusuzluk veya kabuslar
İnsanlara güvenmekte zorlanma, hissizleşme
Kontrol ihtiyacının artması
Suçluluk veya utanç duyguları
Kendini sürekli yorgun hissetme gibi etkiler travma sonrası insanlarda oldukça yaygındır. Bu tepkiler zayıflık değil zihnin savunma mekanizmalarıdır.
“Neden Hâlâ Böyleyim?”
Travma yaşayan kişiler üzerinden zaman geçince travmanın iyileştiğini sanıp kendilerine yüklenirler. Ama bu çok yanlış ve yıpratıcı bir düşüncedir. Aksine zamanın tek başına travmayı iyileştirmesi mümkün değildir. “Neden hala beni etkiliyor?” diye sorgulamak yerine güvenli deneyimlerle ve düzenlenmiş bir sinir sistemiyle travmayı iyileştirmek mümkündür.
Travma iyileşebilir mi?
Elbette, zihin aktif bir yapıdır. Yerine güvenli deneyimler koydukça zihin yeniden yapılanır ve öğrenir. Zihinde “artık güvendeyim” çanları çalar. İyileşme yaşananı unutmakla değil yaşananın üzerimizdeki etkisini dönüştürmekle mümkündür.
Travmayla baş etme yolları nelerdir?
Bedeni sakinleştirmek günlük yaşamda oluşturacağımız küçük adımlardan ilkidir.
Sakin bir beden size huzur verecek ve düzene sokacaktır.
Kendinize güvenli rutinler oluşturmak size iyi gelecek bir alan açacaktır. Öngörülebilir şeyler güven duygunuzu yeniden oluşturmak için ilk adım olacaktır.
Kendinize şefkatli olmak yapıcı bir noktada olmak travma sonrası iyi gelen baş etme yöntemlerindendir. “Başkasıyla böyle konuşmazdım, kendimle niye böyle konuşuyorum?” farkındalığı size iyi gelecektir.
Güvenli ilişkiler kurmak için adım atmak eski deneyimlerinizi yeni ve güzel deneyimlerle değiştirmek iyileşme adımlarından en önemlisidir. Hayatı travma sonrası cesurca yaşamak hiç kolay değildir elbette. Ama unutmayın ki bu hayat bir şeye takılı kalmak için çok kısa!
Tüm bunlar sizin kendi günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz muazzam baş etme yollarından birkaçıydı. Ama unutmayın ki yalnız değilsiniz. Travmalarınız günlük hayatınızı zorlaştırmaya başladığında ve kendinizi çaresiz hissettiğinizde her zaman sizi dinleyebilecek ve yardımcı olacak uzmanlar var. Onlarla iletişim kurmak ve danışmanlık almak baş etme yollarının en güvenilirlerinden biridir.
İyileşme mümkündür.
Travma bir son değildir, anlaşılmayı ve şefkati bekleyen bir süreçtir.
Ütopya Psikoloji Stajyeri Ceren Öğdür
